UYARI: Facebook ve Instagram üzerinden gelenler, PDF'leri indirebilmek için sağ üstteki "üç nokta"ya basarak "tarayıcıda aç" (chrome, safari vb.) tuşuna tıklamalıdır. Facebook veya Instagram tarayıcısından Google Drive indirme yapmamaktadır.

Tartışmalı Edebiyat ve Türkçe Konularına MEB ve ÖSYM'nin Yaklaşımları


Sizler için TDK'den gelen "işe yarar" cevapları bir fikir oluşturması açısından derlemiştik. Bu derlemenin sonunda yeni sorular ve cevaplar da eklenmekte. Aynı şekilde tartışmalı bazı konularda MEB ve ÖSYM'nin tavrını merak ettik ve yine bir fikir oluşturması açısından MEB kitaplarını, ODSGM ve ÖSYM sorularını inceledik. Fırsat buldukça bu soruları daha da genişleteceğiz.
Bu içerik, bir netlik kazandırmaktan çok fikir oluşturması açısından hazırlanmıştır. Kesinlikle "Böyle olmalıdır, doğrusu budur!" gibi ifadelerle hazırlanmamıştır.
Sorulara tıklayarak cevapları inceleyebilirsiniz.

Bu konuda oldukça farklı fikirler bulunmaktadır. Bir grup araştırmacı bu eki yapım eki alırken bir grup araştırmacı da bu eki çekim eki grubunda göstermektedir. TDK'nin görüşünü de TDK'den gelen cevaplar başlığında sunmuştuk.  ÖSYM'nin sorulmuş bir sorusu bulunmamaktadır. Ancak MEB 2017, 10. sınıf Türk dili ve edebiyatı kitabında bu ek fiilden fiil yapan ekler başlığında görüntülenmiştir. 

Bu soruyla ilgili ÖSYM'nin tavrı çok nettir. 2011, 2013 LYS ve 2017 YGS sorularında ilgi eki olarak -ki ekini vermiştir. Aynı zamanda MEB kitabında ilgi hâli olarak tamlayan ekinin verildiği net bir şekilde bilinmektedir. 6. sınıf görseline ulaşabildik ancak 9. sınıfta ilgi hâli olarak verilen tabloya ulaşamadık.


Bu sözcüğün sorun yaratmasının sebebi TDK'deki durumdur. Bundan ötürü bir kafa karışıklığı oluşmaktadır. 2017 yılında sorulan YGS sorusunda yalnız sözcüğü sadece anlamına gelse dahi edat alınmıştır.


Bu sorunun cevabı bir KPSS sorusunda saklı. Yayınevlerinin birçoğunda işaret sıfatı oluşturduğu söylenen bu ek, 2012 lisans KPSS sorusunda niteleme olarak ele alınmıştır.


-makta eki, şimdiki zaman kipi olan "-yor" ile aynı anlama geldiğinde fiil cümlesi oluşturur. ÖSYM'nin tavrı bunda çok nettir.  2016 YGS ve 2015 KPSS sorularında -mekte eki, -yor ekinin yerini tutarsa fiil cümlesi oluşturur denmiştir.



ÖSYM'nin sorularından anladığımız kadarıyla edat tümleci kavramı vardır. Hatta 2004 ÖSS sorusunda bir şıkta "ilgeç tümleçleri" ifadesine yer vermiştir. 2016 YGS sorusunda ise isim vermese dahi şıklardan gidildiğinde edat tümlecinin cevaba götürdüğü görülmektedir.



Çok büyük tartışmalara yer veren takısız isim tamlaması kavramına ÖSYM, açık açık bir bilgi sunmamıştır sorularında. Ancak dolaylı yollardan ilerleyerek takısız isim tamlamasının sıfat tamlaması alındığını görmekteyiz. Bu sorulara değinmeden evvel öğretmenlerimiz MEB kitaplarını incelerse MEB'in son üç senenin müfredatında takısız isim tamlaması diye bir kavrama girmediğini, tamlama olarak sadece "belirtili, belirtisiz ve zincirleme" isim tamlamalarına yer verdiği görülecektir. Bununla beraber 2018'deki örnek TYT'de "kadife yanak" ifadesinin sıfat tamlaması alındığı görülmüştür. Yayınevlerinde takısız tamlama tanımı, bu soruya kadar "neye benzediği, neyden yapıldığı" iken bu sorudan sonra sadece "neyden yapıldığı" şeklinde yapılmaktadır. Buradan yola çıkarak takısız tamlamayı savunmak garip olacaktır. Nitekim bugüne kadar bu iki tanım varken aniden bu soruyla sadece hammaddeye yönelinmiştir. Aynı mantıkta 2017 YGS sorusunda "bakır bir zirve" ifadesi sıfat tamlaması olarak geçirilmiştir. Ancak dediğimiz gibi, bugüne kadar sorularda "neyden yapıldığı ve neye benzediği" ifadesi varken bu sorulardan sonra "neye benzediği" ifadesi tanımdan kaldırılmıştır yayınlarda. Bunlarda yola çıkarak ve MEB'in tamlama sayısından yola çıkarak takısızın kabul görmediğini söyleyebiliriz.



Akademik kaynaklara göre "-dır" eki, bildirme eki olarak kabul görür (Korkmaz 2017: 726). Bu ekin isimlerde kullanılan hâli ek fiil olsa da fiillerde "bildirme eki" adıyla kesinlik, ihtimal, zarf oluşturma görevlerinden bahsedilir. Ancak MEB'in ODSGM sorularında bu bildirme eki fiillere geldiğinde ek fiil olarak alınır. Ancak bu ek, bu fiili birleşik çekimli/zamanlı yapamaz. MEB testlerinde bu şekilde geçen "-dır" eki, ÖSYM'de de "bildirme eki" adıyla sorulmuş ancak "ek fiil" midir sorusuna cevap olabilecek bir şekilde soruyla ÖSYM karşımıza çıkmamıştır. Sadece 2015 KPSS sorusunda "-dır" eki bildirme eki olarak adlandırılmıştır.




Bu konu ile ilgili ÖSYM ve MEB'in net soruları bulunmaktadır. ÖSYM ve MEB, fiilimsilerin yüklemde olması durumunda birleşik cümle oluşturulabileceğini kabul etmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus var. Fiilimsilerin kabul görmesi için ana öge dışında yer alması gerekiyor. Yani bir sıfat tamlamasının fiilimsi ile oluşturulduğunu ve bu tamlamanın yüklemde yer aldığını düşünelim. "Bahtsız, hayattan bıkmış bir çocuktur." cümlesinde yüklemde fiilimsi ile oluşturulan bir sıfat tamlaması yer almaktadır. Tamlayan, hayattan bıkmış; tamlanan ise çocuktur ifadesidir. ÖSYM ve MEB, yüklemdeki fiilimsinin tamlananda olmaması hâlinde yine birleşik cümle oluşturduğunu düşünmektedir. Yani yukarıdaki örnek birleşik bir cümle olarak alınabilir. Ancak fiilimsi doğrudan tamlanan ifadesinde olursa bunu birleşik kabul etmemektedir. Örneğin, "Bu hayatın çilesi, üzülmektir." ifadesinde yüklem sadece "üzülmektir." kelimesinden oluşur. Bu örnekteki cümle, yapı bakımından basit bir cümle olacaktır. Yüklem doğrudan sadece fiilimsiye sahip olduğu için bu cümle MEB ve ÖSYM'nin sorularına bakarsak yukarıdaki davranış geçerlidir.





Bu soru, zamir bilgisiyle alakalıdır. Zamir olarak karşılığı bulunan kelimeler adlaşmaz, zamir olarak karşımıza çıkar. Örneğin "birçok" kelimesi isim soyludur. Ancak derine indiğinizde "ad" görevi görmez. Çekim eki aldığı zaman da karşımıza "birçoğu" ifadesi çıkar ki bu da yine ismin yerini tutma görevini üstlenmiştir. Bu bağlamdan yola çıkarak sayı adlarının varlığını bilmekteyiz. İki, üç, dört gibi kelimelerin sayı adı olarak kullanılabildikleri açıktır. Nitekim MEB'in 2019-2020 9. sınıf ODSGM testinde de böyle bir bilgi verilmiştir. Buradan yola çıkarak sayı sıfatlarının da adlaşabileceğini düşünebiliriz. Zeynep Korkmaz, bunların esasında bir sayı adı olduğunu ve ismin önüne gelince sıfat görevi kazandığını bildirmektedir (Korkmaz, 2018: 387). Bu soru haricinde ÖSYM'de sayı sıfatlarının adlaşmış sıfat olduğuna dair bir soru gelmemiştir.

İçeriklerimiz, pdf anlatımlar dahil, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nca korunmaktadır. Telif haklarının herhangi bir şekilde ihlali, başka yerlerde isimsiz yayımlanması, çeşitli kitap kaynaklarında izinsiz yer alması, içeriğin izinsiz kopyalanıp başka bir isimle tanıtılması vb. ile yapan kişi, kişiler veyahut kurumlar hakkında gerekli işlemler başlatılacaktır. 
 Türkçe ve Edebiyat yönetimi.

0/Yorumlar