facebook groups   google play

Roman Türü, Roman Türünün Tarihi Gelişimi ve Özellikleri


➤ Roman 

Roman, olmuş ya da olabilecek olayları konu edinen edebî bir türdür. TDK üzerinde "roman" kelimesinin tanımı için şu belirtilmiştir:
İnsanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür.
Fransızca kökenli bir kelime olan roman, halkın konuştuğu Latinceye verilen addır. Daha sonraları herkesin anlayabilmesi için bu dille yazılan destan ve hikâyeler, "roman" olarak adlandırılmıştır.

Roman, hem gerçekçiliğin hem de bir düşün ürünüdür. Yazar, romanda işlediği konuyu, kişileri gerçek de olsa yeniden kurgulayarak anlatma ihtiyacı güder. Buradan yola çıkarak romandaki gerçeklik kavramının yaşadığımız hayatla birebir örtüşmeyeceğini görebiliriz. Romandaki yaşam, asıl olarak sanatçının kendi ruh dünyasında yaratmış olduğu yaşamdır. Romancının asıl amacı, okuyucuda bir etki uyandırarak onu kendi dünyasına çekebilmektir. Bunu yaparken türlü anlatım tekniklerinden olabildiğince faydalanır.

Roman, diğer türlere göre daha uzun bir anlatıma sahip olduğu için kendi içerisinde çeşitli kısımlara sahiptir. Bu kısımlar; kişi, olay, zaman, mekan olarak adlandırılır. Romanda olaylar geniş ve ayrıntılı olarak anlatılır ve kişi sayısı öyküye oranla daha fazladır. Yine öyküye göre daha geniş bir zaman dilimini ele alır. Roman içerisinde kahramanlar tam olarak bütün yönleriyle tanıtılırlar.

🔺Romandaki Ögeler:
⥤ Kişi
Romanda, diğer türlere göre oldukça geniş bir kişi kadrosu vardır. Burada kahraman ve yardımcı kişiler olarak ele alınırlar. Roman içerisinde şahıslar, tüm özellikleriyle ele alınmaktadırlar. Bu özellikler sayfalarca süren ruhsal ya da fiziksel tasvirler barındırabilir. 

Tip:

Tip kavramı, evrensel özellik taşır. Değişmez nitelikleri vardır. Örneğin romanda bir kişi kötüyse sonuna kadar kötülüğünü sürdürecektir. Kısacası roman sonuna kadar ruhsal değişim geçirmez. Bu, onun bir tip olduğunu gösterir. Tipler, değişmez özellikleriyle romanın vazgeçilmezleridir. Yazar, romanlarında oluşturmak istediği tipi sunarak benzeri bulunamayacak bir biçim sunar okuyucuya.

Türk edebiyatında tipler fazlaca yer alır: Bihruz Bey, Efruz, Zübük, Kavuklu, Pişekâr...
Batı edebiyatında da en önemli tipler Hamlet, Cimri olarak geçmektedir.

Karakter:

Karakterler, belirli bir özellik taşımazlar. Olayların seyrine göre değişebilen yapıları vardır. Romanın başlangıcında acımasız bir insan, son kısımda tüm günahlarından arınmak isteyen birine dönüşebilir. Duygusal çatışmaları çok fazladır. 

⥤ Olay
Temel bir olay etrafında gelişen birçok küçük olay olarak karşımıza çıkar. Roman içerisinde var olan olay tamamen gerçeklerden alınabileceği gibi tamamen kurgusal da olabilir. Ancak bu kurgusallık yine gerçeğe yakın ya da uygun olmalıdır. Olaylar, her yönüyle ayrıntılı bir şekilde işlenir. Neden sonuç ilişkisi içerisinde incelemeler devam eder ve böylece akıcılık sağlanarak okuyucu, romana çekilmiş olur. 

⥤ Çevre
Roman içerisinde kişilerin yaşadığı çevredir. Bu çevre, gerçek olabileceği gibi kurgusal bir yapıya da sahip olabilir. Örneğin bilimkurgu romanlarında çevre, mekân dünya dışındaki bir yer olabilir.

⥤ Zaman
Roman içerisinde zaman, belirgin bir özellik taşır. Yani bilinmeyen zamanlar vurgusu pek fazla yer almamaktadır. Roman, üç zaman kipinde de karşımıza çıkabilir. Zaman, bilinçakışı tekniğiyle geçişler sağlanarak farklı dönemlerde ele alınabilir. 

🔺Romandaki Bakış Açıları
⥤ İlahi, Tanrısal, Hakim Bakış Açısı
Anlatıcı olaylar içerisinde bulunmaz. Uzaktan gözlemleme yapar. Bu gözlemlemeyi yaparken de karakterlerin zihninden geçenleri bilir, onların gelecekte karşılaşacağı şeylerden haber verebilir ya da geçmişte yaşadıkları durumlardan okuyucuyu haberdar edebilir. Anlatım, üçüncü kişi ağzından yapılır.

⥤ Kahraman Bakış Açısı
Olaylar, romandaki kahramanın gözüyle anlatılır. Birinci tekil anlatım vardır. Yani ben vurgusu vardır. Anlatıcı, olayları gözlemler ve kendi düşüncelerini aktarabilir ancak oluşabilecek olaylar hakkında kesinlikle bilgi sahibi değildir. Karşısındaki kişinin düşüncelerini okuyamaz.

⥤ Gözlemci Bakış Açısı
Anlatıcı, olayların içerisinde yer almaz. Yer almadığı gibi sonradan oluşabilecek olaylar ya da geçmişte var olan olaylar hakkında bilgi sahibi değildir. Kahramanın ve diğer karakterlerin zihinlerinden geçen şeyleri bilemez. Kısacası bir kamera sessizliğiyle olayları takip eder ve üçüncü tekil anlatıma başvurur.

🔺Romanın Gelişimi
⥤  Dünya Edebiyatında Roman
Roman türünün ilk örneğini Rabelais, "Gargantua" adlı yapıtıyla vermiştir. Miguel de Cervantes'in 16. yüzyılın sonlarına doğru yazmış olduğu "Don Kişot" modern romanın ilk örneği olarak karşımıza çıkar. 17. yüzyılda Daniel Defoe "Robinson Cruze" eserini; Jonathan Swift "Guliver'in Gezileri" isimli eseri oluşturmuştur. En yetkin örnekler de 20. yüzyılda verilmeye başlanmıştır.

⥤  Türk Edebiyatında Roman
Tanzimat dönemine kadar romanın yerini Türk edebiyatında masal, efsane, mesnevi gibi türler tutmuştur. Roman, Türk edebiyatına çevirilerle girmiştir. Edebiyatımızdaki ilk çeviri roman, Yusuf Kâmil Paşa'nın Telemaque (Telemak) adlı eseridir ve Fenelon'dan çeviri yapılmıştır. İlk yerli roman da Şemsettin Sami'nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eseridir. Edebî anlamda ilk roman örneği olarak Namık Kemal'in İntibah adlı eseriyle ilk tarihi roman niteliği taşıyan Cezmi, karşımıza çıkar. Bununla beraber ilk realist roman örneği Araba Sevdası'dır (Recaizade Mahmut Ekrem). Batılı anlamda en yetkin eseri ise Mai ve Siyah romanıyla Halit Ziya Uşaklıgil vermiştir. 

Mehmet Rauf ilk psikolojik romanı yazarken Nabizade Nazım, ilk köy romanı olan Karabibik'i yazmıştır.

İçeriklerimiz, pdf anlatımlar dahil, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nca korunmaktadır. Telif haklarının herhangi bir şekilde ihlali, başka yerlerde isimsiz yayımlanması, çeşitli kitap kaynaklarında izinsiz yer alması, içeriğin izinsiz kopyalanıp başka bir isimle tanıtılması vb. ile yapan kişi, kişiler veyahut kurumlar hakkında gerekli işlemler başlatılacaktır.

Türkçe ve Edebiyat yönetimi.