facebook groups   google play

Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması - Düz Değişmece) Nedir?

Bir sözcüğün, benzetme amacı güdülmeden başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıyla ortaya çıkan söz sanatına ad aktarması ya da mecazımürsel adı verilir. Mecazımürsel genel olarak parça-bütün, iç-dış ilişkisiyle kurulur. 

ÖSYM, son zamanlarda ad aktarmasını tanım yoluyla sormaktadır. Örneğin, "Aşağıdakilerin hangisinde bir sözcük, benzetme amacı güdülmeden başka bir sözcüğün yerine kullanılmıştır?" tarzında bir soru ifadesi sunmaktadır. 
UYARI: Mecaz-ı mürselde benzetme amacı yoktur. Eğer benzetme yoluyla bir sözcük yerine kullanılırsa bu istiare olur. 
➤ ÖRNEKLER
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal (parça-bütün) 
                                                            (Bayrak)
Çocuklar on dakikaya kalmaz derse girecekler. (durum-yer)  
                                                (Derslik)

Bu sene bereket yağıyor resmen. (sebep-sonuç)

              (Yağmur)

Bu sayıda güzel öyküler yer alıyor.
     (Dergi)


Gemi, Mersin'e yanaşıyor.
       (Mersin Limanı)


Camı
kapat, üşüyorum.
(Pencere)


Kaloriferleri
veya sobayı yakma zamanı geldi.
(Yakıtı)                      (Odunu)


Usta kalemler
yine buluşmuşlar.

       (Yazarlar)

Önümden geçiyor sürüyle yüz.

                                         (İnsan)

Yahya Kemal'i
okuyor son zamanlarda gençler.

(Eserlerini)

Evden
izin almayı unutma!

(Evdeki insanlar)


Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine
Uzanmışım kalmışım yaylının şiltesine

ÇÖZÜM:
Bu cümlede yaylıdan kasıt arabadır. Tekerleklerde bulunan yay söylenilerek aracın tamamı kastedilmiştir. Bu nedenle burada ad aktarması bulunmaktadır.


Marmara'da her yelken
Uçar gibi neşeli

ÇÖZÜM:
Bu metinde Marmara ile Marmara Bölgesi içerisinde yer alan Marmara Denizi kastedilmiştir. Aynı zamanda yelken sözcüğü ile de gemi anlatılmaya çalışılmıştır. Çünkü yelken, gemiye ait bir parçadır.


Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak içine alınmış sözlerde bir söz sanatı vardır?
A) Ben, sizin sandığınız gibi “ünlü biri” değilim. 
B) "Beş sınıflı, tek öğretmenli” bir ilkokulda okudum ben. 
C) Dergi yöneticilerinin bu “hoşgörülü tutum”u duygulandırdı beni. 
D) Emekliliğinin nasıl “güç bir iş” olduğunu bilmiyorum henüz. 
E) “Aslanın ağzındakine” yetişmek için koşturup duruyorum. 

ÇÖZÜM:
E'de “aslanın ağzındaki” sözü ile “ekmek” kastedilerek söz sanatı yapılmıştır.


Hazırlayan: Ömer Genceli - Melih Özdamar
İçeriklerimiz, pdf anlatımlar dahil, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nca korunmaktadır. Telif haklarının herhangi bir şekilde ihlali, başka yerlerde isimsiz yayımlanması, çeşitli kitap kaynaklarında izinsiz yer alması, içeriğin izinsiz kopyalanıp başka bir isimle tanıtılması vb. ile yapan kişi, kişiler veyahut kurumlar hakkında gerekli işlemler başlatılacaktır. 
 Türkçe ve Edebiyat yönetimi.

Yorum Gönder

0 Yorumlar