facebook groups   google play

Edatlar - İlgeçler | PDF


Tek başına bir anlam taşımayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında anlam ilişkisi kuran sözcüklerdir.
Türkçede edatlar şöyle gruplandırılabilir:
gibi, için, ile, sade, sadece, yalnız, ancak, bir, tek, değil, mı, mi…

➔ Yönelme hâliyle birleşenler:
          doğru
          kadar
          rağmen
-e       göre
          karşı
          karşın
          dek
          değin

Ayrılma hâliyle birleşenler:
          beri
          dolayı
          ötürü
-den   başka
          önce
          sonra
          evvel

1. İle

Edatların kullanımları içerisinde kullanıldığı yere göre tür değiştiren kelimeler bulunmaktadır.
Cümleye vasıta, birliktelik, durum anlamı katan ve “ekleşebilen” bir edattır.

Seninle dışarıda yürüyelim biraz. (Birliktelik)
Dün sabah uçakla Ankara’ya gitti. (Araç)
Sinirle adamın üstüne yürüdü. (Durum)
DİKKAT:
İle sözcüğünün yerine “ve” bağlacı getirilebiliyorsa bu kelime “bağlaç” görevi üstlenir.

Bu müziklerle coşar insanın gönlü her gece.
              (ve = kabul etmedi > edat)
Düşüncelerle şarkılar bütünleşiyor her daim.
                (ve  = kabul etti > bağlaç)

2. Ancak

Cümleye sadece, ihtimal, en erken anlamı katan kelimedir.
Bu sefer kendine ancak tuluatçıların arasında yer bulabildi. (Sadece)
Bir yıl sonra ancak Çamlıbel’de bulabilmişlerdi. (Güçlükle, olsa olsa)
DİKKAT:
Ancak sözcüğü “ama, fakat, lakin” anlamına gelecek şekilde kullanılırsa bağlaç görevi üstlenir.

Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır.
                              (ama = kabul etti > bağlaç)

Bu soruyu ancak senin çözeceğine inanıyorum.
(“ama”yı kabul etmeyip “sadece”yi kabul etti > edat) 

3. Yalnız

Yalnız sözcüğü; ama, fakat, lakin’i kabul ettiği anda bağlaç görevli olur. Bunları kabul etmeyip sadece anlamına gelirse edat görevi üstlenir.

Ülkede bunu yapabilecek yalnız sen varsın.
 (“ama”yı kabul etmedi, sadeceyi kabul etti = edat)

Ders çalışmak istiyorum yalnız hazırlıklarımı henüz yapamadım.
(“ama” sözcüğünü kabul ettiği anda bağlaç görevi üstlendi.)
DİKKAT:
Yalnız sözcüğü kullanıldığı yere göre tür değiştirir. Fiilleri ve fiilimsileri nitelerse zarf, isimleri nitelerse sıfat görevi, çekim eki alırsa isim görevi kazanır.

Yalnız yaşamayı kim ister ki?
(Fiilimsiyi nitelediği için zarf görevlidir.)

Yalnız bir hayat, tüm insanlığın korkusudur.
(İsmi nitelediği için sıfat görevlidir.)

Kendimi bildim bileli yalnızım.
(Çekim eki aldığı için ad görevi üstlenmiştir.)

4. Bir - Tek

Bu sözcükler kullanıldıkları yere göre tür değiştirse de “sadece” anlamına geldiği anda edat görevi üstlenir.

Beni bir sen anlarsın bu hüzünlü diyarda.
(Bir sözcüğü, sadece anlamına geldiği için edat görevi üstlenmiştir.)
Her şeyi anlarım, tek bunu anlayamam.
(Sadece anlamına geldiği için edattır.)
DİKKAT:
Bir sözcüğü, kullanıldığı yere göre tür değiştirebilir.

Biri de beni arıyor sabahtan beri.
(İsmin yerini tutmuştur. Arayan kişinin adı bulunmaktadır ancak bunun yerine başka bir sözcük tercih edilmiştir. Bu nedenden ötürü zamir görevlidir.)

Bir kişi gerekiyor bizlere.
(Bir sözcüğü, kişi kelimesinin önüne gelerek sıfat görevi üstlenmiştir.)

5. -E Karşı

Basit ama bir o kadar da tehlikeli bir edattır. Cümledeki kullanıma dikkat edilmelidir.

Hazar Gölü’ne karşı çayımızı yudumladık.
Fenerbahçe’nin Galatasaray’a karşı galibiyeti yok.
DİKKAT:
Karşı sözcüğü her yönelme hâliyle birleşiminde edat görevli değildir.

Bana karşı gelmenin hesabını vereceksin.
Bu cümlede karşı gelmek bir bütündür. Yönelme hâliyle birleşme durumu olmadığı için edat değildir.

Sabaha karşı tarafa yöneleceklerini söylediler.
Bu cümlede sabaha karşı ifadesinden çok karşı taraf olarak kullanılmıştır. Yönelinen yer karşı taraftır. Bu nedenle bu sözcük edat görevli değildir.

Galatasaray, kupayı almak için karşıya geçti.
Cümlede karşı kelimesi isim olarak kullanılmıştır. Nitekim geçilen yerin adı karşıdır.

6. -E Doğru

-e karşı edatında olduğu gibi -e doğru da kullanıldığı cümleye göre hareket edilmesi gereken bir edattır. Yönelme hâliyle yan yana bulunması, o sözcüğün edat olduğu anlamına gelmemektedir.

Seninle bu konuyu akşama doğru konuşalım.
Bu cümlede -e doğru edat görevlidir. Çünkü bir bütünlük arz eder. Ne zaman konuşalım sorusuna akşama doğru cevabı verildiği için burada edat görevlidir.
DİKKAT:
Doğru sözcüğünün önünde hâl ekinin bulunması onun edat olacağına işaret değildir. Cümledeki anlamın iyi kavranması gerekir.

Benimle doğru konuşmanı tercih ederim. (zarf)
Doğru yoldan şaşma hiçbir zaman. (sıfat)
Tahtaya bir doğru çiz bakalım. (isim)

7. -Den Başka

Yine cümledeki anlamına göre hareket edilmesi gereken edatlardan biridir.

Bana senden başka kimse hakaret etmedi.
 Çaydan başka bir içecek bilmez bu adam.
DİKKAT:
Başka sözcüğü kullanıldığı yere göre tür değiştirebilir.
Ben artık başkasını görmek istemiyorum. (zamir)

Başka yönlerden bakalım bu olaya. (sıfat)

Anlamlarına Göre Edat Kullanımları:

Dünden beri evden çıkamadık. (zaman)
Sana göre aşk laftan ibaret. (görelik)
Bu iş, diğerine göre daha zor. (kıyaslama)
Ruhu ay kadar parlaktı cananın. (benzerlik)
Bugün bin kadar video çekimi için hazırlandık. (yaklaşık - amaç)
Seni görmek üzere evden çıkmıştı. (amaç)
Bankalar faiziyle almak para verir. (şart)


Hazırlayan: Melih Özdamar
Bu uyarı bildirim kutusudur
İçeriklerimiz, pdf anlatımlar dahil, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nca korunmaktadır. Telif haklarının herhangi bir şekilde ihlali, başka yerlerde isimsiz yayımlanması, çeşitli kitap kaynaklarında izinsiz yer alması, içeriğin izinsiz kopyalanıp başka bir isimle tanıtılması vb. ile yapan kişi, kişiler veyahut kurumlar hakkında gerekli işlemler başlatılacaktır. Türkçe ve Edebiyat yönetimi.

Yorum Gönder

0 Yorumlar