Anlatım Bozuklukları | PDF

A. Anlam Düzeyi Anlatım Bozukluğu

1. Gereksiz Sözcük Kullanımı

İyi bir cümle, aynı şeyi anlatan iki kelimeye sahip olmayan cümle demektir. Bu cümlede bir sözcüğü çıkardığımızda anlam bozukluğu yaşanmıyorsa eğer, yani anlam daralmıyorsa, o cümle içerisinde gereksiz sözcük yer almaktadır. 

ÖRNEKLER
  1. Bize gösterdiği ilgi ve alaka çok hoşuma gitti.
  2. Basketbol maçındaki yanlış pas hatası yüzünden kupayı kaybettiler.
  3. Şirkette var olan mevcut ikilik günden güne büyüyordu.
  4. Diyarbakır’daki arkadaşımla karşılıklı mesajlaşıyoruz.
  5. Hep güç ve müşkül zamanlarda karşıma çıkar.
  6. Başarılı olmasının koşulu, ders çalışmasına bağlıdır diyebilirim.
  7. Yazar, bazı şeyleri yaşanmış deneyimlerden yola çıkarak bulmuş.
  8. İlk defa Bursa’da tanıştık onunla.
  9. Beklenmedik sürprizler beni hep mutsuz ediyor.
  10. Öğrenciler, arzu ve isteklerini dershane yönetimine bildirecek.
  11. Neşeli, sağlıklı ve şen bir görüntüye sahipti bu çocuklar.
  12. Doktor, ona iki günde bir günaşırı olacak şekilde ilaç kullanmasını önermiş.
  1. İlgi ve alaka aynı anlama gelmektedir.
  2. Pas hatası zaten yanlış bir iş sonucu ortaya çıkar.
  3. Mevcut olan şey, zaten var olan şeydir.
  4. Mesajlaşmak zaten karşılıklı yapılan bir iştir.
  5. Müşkül ve güç eş anlamlıdır.
  6. Koşul ve bir şeye bağlı olmak aynı anlamı taşır.
  7. Tanışmak, ilk defa gerçekleşecek bir eylemdir.
  8. Sürprizler, beklenmediktir.
  9. Arzu ve istek eş anlamlıdır.
  10. Neşeli ve şen eş anlamlıdır.
  11. İki günde bir ile günaşırı eş anlamlıdır


2. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanımı

Her kelime, Türkçe içerisinde bir anlamı karşılar. Ancak ses benzerlikleri, bazen anlatım bozukluğuna yol açan yanlış kullanımlara sebep olmaktadır. Bununla beraber sahip olmadığı bir anlamı yüklemek de sıkıntı yaratacaktır. 

ÖRNEKLER
  1. 24 Haziran 1991 senesinde dünyaya geldi. 
  2. Tüm fabrika atıkları, gölün yüzeyini kapsamıştı.
  3. Üzerindeki gömleğin ücreti ne kadar sence?
  4. Gökyüzündeki kuşların kanat çırpınışları oldukça ilgi çekiciydi.
  5. Tüm fidanlar birazdan bu ormana ekilecek.
  6. Yıldan yıla biriken borçlar ülkenin dışa bağımlılığını sağladı.
  7. Bu ülke, dünya petrol rezervlerinin yüzde on beşini topraklarında barındırıyor. 
  8. Öğrenci sayısının kalabalık olması, bu sonucu doğurdu.
  9. Bu üniversitede öğretim görüyordu. 
  10. Türkiye sanat alanında azımsanacak bir ülke değil. 
  11. Bu devlet yıllarca Fransız sömürgesi altında ezildi. 
  12. Arkadaşımın verdiği insanüstü çaba beni çok mutlu etti.
  13. En sevdiğim kitaplarımı nereye koyduğumu bir türlü bulamıyorum.

  • 24 Haziran 1991 bir tarihtir. Sene yerine tarih kullanılmalıydı.
  • Gölün yüzeyi kapsanmaz. Yüzeyler kaplanır.
  • Fiyat, bir nesne karşılığı ödenen para iken ücret, hizmet karşılığı ödenen paradır. Bu nedenle “fiyat” kelimesi kullanılmalıdır.
  • Kanat çırpmak ile çırpınış aynı anlamda değildir. Kanat çırpmaları olmalıdır.
  • Fidanlar ekilmez, dikilir.
  • Dışa bağımlı olmak, kötü bir iştir. Sağlamak ise olumlu bir iştir. Bu nedenle sağlamak yerine “neden oldu” denmelidir.
  • Barınmak eylemi, sonradan ortaya çıkmış bir şeyin saklanması; bir yere sığınılması anlamını taşır. Bu nedenle barınmak yerine bulunmak kelimesi tercih edilmelidir.
  • Sayı kalabalık olmaz, sayı çok olur.
  • Öğretim görülmez, öğrenim görülür.
  • Azımsamak, bir şeyin nicelik olarak az bulunmasıdır. Bu cümlede küçümsemek doğru ifadedir.
  • Cümlede yapılan bir iş vardır. Bu işin adına sömürü denir. Sömürünün sonucunda ortaya çıkan şeye sömürge denir. Bu cümlede “sömürü” kelimesi kullanılmalıdır.
  • Çaba verilmez, çaba gösterilir.
  • Bir eşya, konduğu yerde unutulur. Bu nedenle eşyaları nereye koyduğunuzu hatırlayamazsınız. Bulmak eylemi bu cümleye uygun değildir.

  • 3. Çelişen Sözcük Kullanımı 

    Bir cümlenin iyi olma durumunu etkileyen şeylerden biri de ihtimal ve kesinliğin bir arada bulunmasıdır. Bu, anlatım bozukluğu yaratacaktır.

    ÖRNEKLER

    1. Galatasaray; birer yıl arayla üç kez, üst üste Şampiyonlar Ligi’ne katıldı.
    2. Aşağı yukarı tam beş saatlik yolumuz var.

  • Birer yıl ara ile üç kez üst üste aynı anlamda değildir.
  • Tam ve aşağı yukarı sözcüğü çelişmektedir.

  • 4. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanımı

    En sık kullanılan anlatım bozukluğu türüdür. Bir sözcüğün yanlış yerde kullanımı anlamın tamamen değişmesine, bazen bozulmasına yol açar.

    ÖRNEKLER
    1. Galatasaray’ın “Ada Projesi” Divan Kurulunda 70’e karşı 24 oyla reddedildi. 
    2. Ünlü şairin 75. ölüm yıl dönümünde çeşitli etkinlikler düzenlendi. 
    3. Annemin yıllardır pişirdiği yemeği yiyemedim.
    4. 300 bin lira ile kaybolan THY Kopenhag bürosunun muhasebecisi aranıyor. 
    5. Alınan bu karar savaşta askerin daha çok ölmesine sebep oldu.

  • 70 evet oyuna karşı 24 hayır oyu geldiği-ni düşünürsek 24 hayır oyunun daha önemli olduğu ortaya çıkacağı için sözcüğün yanlış yerde kullanımı söz konusudur. 
  • Bu cümlede şair, 75 kere ölmüş ve biz onun bu seneki yıl dönümünü kutluyoruz anlamı çıkmaktadır. Ancak 75 kere olan yıl dönümüdür. Ölüm değildir. Bu nedenle yer değiştirmelidir. 
  • Bu cümlede pişirme eyleminin yıllar boyu yapıldığı anlamı çıkmaktadır ancak yememe işi yıllardır olacağından “Annemin pişirdiği yemeği, yıllardır yiyemedim.” cümlesi daha doğru olacaktır. 
  • Bu cümlede kaybolan sıfatı, THY Kopenhag bürosunun önüne gelmiştir. Oysa burada kaybolan muhasebecidir. Bundan ötürü THY Kopenhag bürosunun 300 bin lira ile kaybolan muhasebecisi denmesi uygundur. 
  • Bu cümlede sanki asker birden fazla kez ölüyormuş anlamı bulunmaktadır. Bu nedenle hatalı bir kullanımdır. “Alınan bu karar savaşta daha çok askerin ölmesine sebep oldu.” denmelidir.

  • 5. Mantık Yanlışlığı

    Genel olarak sıralama yanlışlığına bağlı olarak düşüncenin yanlış kurgulanmasıyla ortaya çıkar. 

    ÖRNEKLER
    1. Bir lokma ekmeği bırak, yemek bile bulamıyoruz. 
    2. İrem Hanım, bırak iğne yapmayı ameliyat bile yapamaz.
    3. Alkol ölüme hatta kansere yol açar.

    6. Atasözü ve Deyim Yanlışlığı

    Kalıp ifadeleri değiştirerek kullanmak her zaman anlatım bozukluğuna sebep olur.

    ÖRNEKLER
    1. Yorgunluktan dizlerimin bağı çözülmüştü. 
    2. Tüm itirazlara göz yumdu. 
  • Dizlerin bağının çözülmesi yorgunluktan değil korkudan olur. 
  • Göz yummak, hoş görmektir. Ancak davranışlara göz yumulurken itirazlara kulak tıkanır.

  • 7. Cümlede Belirsizlik Bulunması

    Cümlede anlatılmak istenen işin kim tarafından yapıldığı veya o işten etkilenenin kim olduğunun bilinmediği cümlelerde anlam belirsizliği vardır.

    ÖRNEKLER
    1. Balık tutmayı babamdan daha çok severim. 
    2. Yarışmada birinci olduğuna sevindim. 
  • Bu cümleden balık tutma işinin baba ile kıyaslandığı anlamı da balık tutmayı her ikisinin de sevdiği anlamı da çıkmaktadır. Bu cümlede netlik bulunmadığı için bir anlam belirsizliği söz konusudur.
  • Yarışmada birinci olanın kim olduğu belli değildir. Yarışmada “senin” birinci olduğuna ve “onun” birinci olduğuna sevindim anlamları çıktığından burada bir anlam belirsizliği söz konusudur.

  • İçeriklerimiz, pdf anlatımlar dahil, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nca korunmaktadır. Telif haklarının herhangi bir şekilde ihlali, başka yerlerde isimsiz yayımlanması, çeşitli kitap kaynaklarında izinsiz yer alması, içeriğin izinsiz kopyalanıp başka bir isimle tanıtılması vb. ile yapan kişi, kişiler veyahut kurumlar hakkında gerekli işlemler başlatılacaktır. 
     Türkçe ve Edebiyat yönetimi.

    1 Yorumlar

    Daha yeni Daha eski