facebook groups   google play

Âşık Tarzı Halk Edebiyatı Biçimler ve Şairler - PDF


Bu dönem edebiyatı, 15. yy.dan itibaren gelişmeye başlamıştır ve 16. yy.dan itibaren şiirler yazıya geçirilmeye başlanmıştır. Saz şairleri, köy eğlencelerinin vazgeçilmezleridir. Bu saz sayesinde edebiyat saz şiiri adını da almıştır.


🔰 Genel Özellikleri 🔰 

Halk şairleri, genel olarak gezicidirler. Karacaoğlan’ın her şehirde, köyde bir sevgilisinin olduğu söylentisi düşünülürse bu nitelik önemlidir.
Eğer halk şâirleri gezici kişilerse;
  • Şairler, sazlarını omuzlarına alarak köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir dolaşmışlardır
  • Halk dili, ustalıkla kullanılmıştır.
  • Halk dili kullanıldığı için duru ve açıktır.
  • Halk işin içerisinde olduğu için millî ölçü ve millî nazım birimi kullanılmıştır.
  • Gezici olunduğu için de yöresel nitelikler bulunabilir.

🔰 Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?
  • Eğer cevabınız çok gezen ise tam da âşıkları tanımlarsınız. 
  • Âşıklar, gezen kişiler olduğu için şiirlerini anlık olarak irticali/doğaçlama şeklinde söylerler.
  • O halde gördükleri şeylere ve onların niteliklerine şiirler yazmışlardır;
  • Genel olarak somut bir edebiyattır.
  • Aşk, güzellik, doğa, özlem gibi konular işlenmiştir.

🔰 Şiirler ezgilidir. Çünkü işin içinde saz vardır.
  • Ezginin var olması, kulak için kâfiye anlayışını doğurur.
  • Söyleyen kişinin nefes alışverişi için şiirde hece, durak ile bölünür. (6+5/4+4+3 vb.)

🔰 Yıllar geçtikçe başka alanlara ilgi duyulmaya başlanmıştır.
O halde;
  • Halk şairleri, divan şairlerinin etkisinde kalıp aruzlu şiirler yazıp söylemeye çalışmışlardır.
  • “Divan, selîs, kalenderî, satranç, vezn-i aher” türleri oluşmuştur.
  • Bu dönemde saz şairlerinin yanı sıra kalem şairleri de ortaya çıkmıştır. 
  • Bunlar, saz çalamayan yazı şairleridir.
  • O zaman, yazan kişi kendini anımsatmak ister. Şair adını kullanır ve buna tapşırma denir.


🔰 HECEYLE YAZILAN NAZIM ŞEKİLLERİ 🔰


1. KOŞMA

           İslâmiyet öncesi Türk şiirindeki koşuğun devamıdır.
O halde;
  • Dörtlüklerden oluşur.
  • Hece ölçüsü kullanılır.
  • Bu hece ölçüsü genellikle 11’lidir.
  • Son dörtlükte söyleyenin adı geçer. (Tapşırma)
KOŞ – MA
 +   2 = 5
   O halde çoğu koşma en az 3 en fazla 5 dörtlükten oluşur. Bu durumun istisnaları da vardır elbette.
  • Genel olarak aşk, konu bakımından ön plandadır. Ancak tabiat, memleket, savaş, kahramanlık konuları da yer almaktadır.
  • Kafiye şeması genellikle abab, cccb, dddb  şeklinde ilerler. Bazen ilk dörtlük aaab veya xaxa olabilir.
  • Koşma çeşitleri bulunur: Ayaklı, cinaslı, musammat, zincirleme.
  • Koşma nazım biçiminin, türleri de bulunur ve bunlar ezgileriyle de farklıdır:
  • Türler konular olarak karşımıza çıkar.

a. Güzelleme:
Her diyarda bir sevgilisi olan Karacaoğlan bu türde öne çıkar. Güzellik varsa lirizm de vardır. Doğa sevgisi, at sevgisi anlatılır.
Çukurova bayramlığın giyerken (a) 11’li Hece / Dörtlük
Çıplaklığın üzerinden soyarken (a)
Şubat ayı kış yelini koğarken (a)
Cennet demek sana yakışır dağlar (b)
                                                       (Karacaoğlan)
 b. Taşlama:
Toplumsal sorunları dile getirir. Kazak Abdal ve Seyrani, Dertli, Bayburtlu Zihni bu türde öne çıkar.
Kazak Abdal söyle bu türlü sözü (a) 11’li hece / Dörtlük
Yoğurt ayran ile hallolmuş özü (a)
Köyden şehre inse bir köylü kızı (a)
İnci yakut ister mercan beğenmez (b)
                                                       (Kazak Abdal)
c. Koçaklama:
Kahramanlık ve savaş ön plandadır. Coşkuludur. Köroğlu ve Dadaloğlu bu türde önem arz eder.
Düşman geldi / tabur tabur / dizildi (a) 11’li / Dörtlük
Alnımıza kara yazı yazıldı (a)
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu (a)
Eğri kılıç kınında paslanmalıdır (b)
                                                       (Köroğlu)
d. Ağıt
Sevilen birinin ölümüne karşı duyulan acıyı, bu kişinin iyiliklerini anlatan koşmalardır.
Kara yerde mor menee biter mi (a) 11’li / Dörtlük
Yaz baharda ishak kuşu öter mi (a)
Bahçede alışan çölde yatar mı (a)
Uyan garip bülbül güllerin hani (b)
                                                       (Hıfzî)

2. SEMAİ

Koşma ile benzer özellikler taşır. İşitilerek öğrenilen anlamına gelir.
O halde;
  • Genellikle sevgi, doğa, güzellik gibi konular işlenir.
  • Genellikle 3-5 dörtlükten meydana gelir.
  • Söyleyenleri bellidir.
  • Uyak düzenleri aynıdır.
  • Hece ölçüsü kullanılır. (Aruzla yazılanı da vardır.)
  • Koşma gibi güzelleme, koçaklama vb. türleri vardır.
Koşma ile farkları:
8’li hece ölçüsü ile yazılır.
                         SEMA + İ
                          
7      + 1 
Semâ: Gökyüzü – Gökyüzü Kur’an’a göre 7 kattan oluşur. O halde sonda kalan i harfini de “1” olarak sayarsak 7+1= 8’dir. Ya da (SE)mai (SE)kiz bağlantısı kurabilirsiniz.

Kısa hece ölçüsüne sahip olduğu için koşmaya göre daha kıvrak, canlı bir ezgiye sahiptir.
Güzel ne güzel olmuşsun (x) 8’li / Dörtlük
Görülmeyi görülmeyi (a)
Siyah zülfün halkalanmış (x)
Görülmeyi görülmeyi (a)
                (Karacaoğlan)

3. VARSAĞI

  • Semaiye benzer. 
  • Uyakları aynıdır. 
  • Dörtlük sayısı genellikle 3-5’tir. 
  • Semaiden ezgi yönüyle ayrılır. 
  • Hey, behey, bre ünlemleri ile yiğitlik sağlanır. 
  • Varsak boyunda kullanılır.
  • Varsak boyundan olduğu söylenilen Karacaoğlan’ın bu türün kurucusu olduğu söylenilegelmektedir.
Bre ağalar bre beyler  (x) (8’li Hece Ölçüsü)
Ölmeden bir dem sürelim (a)
Gözümüze kara toprak (x)
Dolmadan bir dem sürelim (a)

4. DESTAN

Halk edebiyatı içerisinde en uzun nazım biçimlerinden biridir.
  • Dörtlük sayısı 120’ye kadar çıkabilir.
  • Toplumu derinden etkilemiş tarihî, siyasî, kültürel olayları konu edinir.
  • Alındığı toplumun her yapısını birebir anlatır.
  • Genel olarak 11’li hece ölçüsü kullanılır.
  • Son dörtlükte şairin mahlası geçer.
İptida Bağdat’a sefer olanda (a) 11’li
Atladı hendeği geçti Genç Osman (b)
Vuruldu sancaktar kaptı sancağı (a)
İletti bedene dikti Genç Osman (b)

Eğerleyin kıratımın ikisin (c)
Fethedeyim düşmanların hepisin (c)
Sabah namazında Bağdat kapısın (c)
Allah Allah deyip açtı Genç Osman (b)
                                        (Kayıkçı Kul Mustafa)
🔰 ARUZLA YAZILAN NAZIM ŞEKİLLERİ 🔰

1. Divan

  • Halk edebiyatı içerisinde aruz bilgisi olan şairler tarafından üretilmiş olan divan, aruzun fâilâtün, fâilâtün, fâilâtün, fâilün kalıbıyla yazılır.
  • Eğer aruz bilginiz bu kalıbı hatırlayacak kadar değilse ve açıklık, kapalılık hesabını biliyorsanız _ . _ _ / _ . _ _ /_ . _ _ /_ . _  şeklinde de aklınızda tutabilirsiniz.


2. Semai

  • Halk edebiyatında aruzlu ve heceli olarak yazılabilen bir türdür. 
  • Aruzlu versiyonunda mefâ’îlün, mefâ’îlün, mefâ’îlün, mefâ’îlün kalıbı kullanılır. 
  • Kalıbın noktalama ile yazımı ise şudur: . _ _ _/. _ _ _/. _ _ _/. _ _ _/


3. Kalenderî

  • Aruzun; mef’ûlü, mefâ’îlü, mefâ’îlü, fa’ûlün kalıbıyla yazılır.
  • _ . _ ./._ _ ./._ _./._ _ ,


4. Selis

  • Aruzun; fe’ilâtün, fe’ilâtün, fe’ilâtün, fe’ilün kalıbıyla yazılır. 
  • Kalıbın noktalamayla uyumu şöyledir:
  • . . _ _/. . _ _/. . _ _/. . _


5. Satranç

  • Aruzun; müfte’ilün, müfte’ilün, müfte’ilün, müfte’ilün kalıbı ile yazılır. 
  • Kalıbın noktalamaya yansıması şöyledir:
  • _ . . _ /_ . . _ /_ . . _ /_ . . _
  • Satranç, şatranç olarak da bilinir.


6. Vezn-i âhar

  • Aruzun; müstef’ilâtün, müstef’ilâtün, müstef’ilâtün, müstef’ilâtün kalıbıyla yazılır. 
  • Noktalamaya yansıması şöyledir:
  • _ _ . _ _/_ _ . _ _/_ _ . _ _/_ _ . _ _


Âşık Edebiyatı Halk Şairleri

16. YÜZYIL

1. Köroğlu

  • 16. yüzyıl şairidir.
  • Kendisi Halk edebiyatının öne çıkmış isimlerindendir.
  • Halk şiiri ile öne çıktığı için şunları söylemek daha doğrudur:
    • Dörtlüklerle şiir yazmıştır.
    • Sadece hece ölçüsünü kullanmıştır.
    • Sade bir dil onun için önemlidir.
    • Doğal bir yaşam şiirlerine konu olmuştur. Aşk da ön plandadır.
Âşıkların piri olarak kabul edildiği için âşık meclislerinde şiirleri okunmadan diğer şiirlere geçilmezmiş.
  • Kendisinin Celâlî eşkıyası mı yoksa sadece bir aşık olup olmadığı kesinlik kazanmamıştır.
  • Şiirlerinde yiğitçe bir hava hakimdir.
Divan edebiyatı ve tasavvufla ilgilenmemiştir.
  • “Tüfek icâd oldu, mertlik bozuldu.” sözüyle de tanınır.

17. YÜZYIL 

1. Karacaoğlan

  • 2016 LYS sorusunda Karacaoğlan ile ilgili verilen bilgiler arasında kendisinin 16. ve 17. yüzyılda yaşadığıdır. Bu kesin bir durum olmadığından net bir şekilde 17. yüzyıl demek yanlıştır ancak çoğu kaynak 17. yüzyıl olarak vermiştir.
  • Kendisi tam anlamıyla bir halk şairidir.
    • Elinde sazıyla pek çok şehri gezmiştir.
    • Her diyarda bir sevgilisi olduğu bilinmektedir.
    • Aşk, sevgi, özlem, doğa, ölüm vb. temaları bolca işlemiştir.
    • Divan şiiri ve aruzla ilgilenmemiştir. Tasavvufa yer vermemiştir.
    • Sade bir dili vardır ve hece ölçüsü ile dörtlük kullanmıştır.
Karacaoğlan’ın Varsak Türklerinden olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Bu nedenle varsağı türünün kurucusu kabul etmek pek de yanlış sayılmaz ancak varsağı türünde ilk eser veren sanatçıdır demek daha doğrudur.
  • Koşma, semai ve varsağı türünde eserler vermiştir.
  •  Kendisi asla hayalî sevgililerin peşinde koşmamıştır. Elif, şiirlerinde en çok geçen sevgili adıdır.


2. Kayıkçı Kul Mustafa

  • 17. yüzyılda yaşamış “yeniçeri” şairlerden biridir. Cezayir’de Murat Reis’in levendi olarak görev aldığından “kayıkçı” unvanını almıştır.
  • Asker bir şair olduğunu ele alacak olursak
    • Koçaklama türünde eserler vermiştir.
    • Eserlerini sade ve samimi bir dilde yazmıştır.
  • Genç Osman Destanı ile tanınır.


3. Âşık Ömer

  • 17. yüzyılda Konya’nın Hadim ilçesinde yaşamış olan ve “medrese” eğitimi almış “asker” bir şairimizdir.
  • Medrese eğitimi aldığını düşünecek olursak;
    • Eserlerinde Arapça ve Farsça kelimelere yer verir.
    • Dili diğer halk şairlerine göre daha ağırdır.
    • Aruz bilgisi vardır.
    • Aruz ve heceyi beraber kullanmıştır.
    • Koşma, semai, varsağı, destan türünde yazdığı eserlerinin yanı sıra gazel, kaside, murabba ve naatlarında Adlî mahlasını kullanmıştır.
    • Musikiye ilgisi vardır.
    • Divanı vardır.
    • Şairnâme isminde bir eser vardır.
Tüm bu nitelikleri baz alacak olursak dönemin şairleri tarafından “Üstad” olarak adlandırılmasına şaşırmamız gereklidir.

4. Gevheri

  • Doğum yılı bilinmemekle beraber bazı kaynaklarca 17 ve 18. yüzyıl şairi olarak görülmektedir.
  • Kırımlı şair, medrese eğitimi almıştır, o halde;
    • Heceyle yazdığı türkü ve koşmaların yanında aruz ölçüsünü de kullanmıştır.
    • Mûsikîyle de ilgilenmiştir. Gevheri makamı ile anılan bir makama sahiptir.
    • Arapça ve Farsça bilgisi vardır. Ancak Âşık Ömer’e göre daha sade bir dil kullanmıştır.


5. Ercişli Emrah

  • 17. yüzyılda Erciş ilçesinde yaşamıştır.
  • Emrah ile Selvihan isimli halk hikâyesiyle tanınır.
  • Aruzu kullanmamıştır. 


18. YÜZYIL

1. Levni

  • 18. yüzyıl şairi olan Levnî’nin asıl adı Abdulcelil Çelebi’dir.
  • Lale Devri sanatçısı olarak öne çıkar.
  • Dönemin ressam şairlerindendir.
  • Atasözlerini şiirle anlatma (nazma çekme) ile anılır.
  • Hece ve aruzu beraber kullanmıştır.


19. YÜZYIL

1. Dertli

  • Bolu, Geredeli olan şairimiz 18 ve 19. yüzyıl içerisinde geçer.
  • Yaşamış olduğu çeşitli zorluklardan dolayı “Dertli” mahlasını aldığı söylenir.
  • Onun en önemli özelliği İstanbul kahvehanelerinden birinde çözülemeyen bir muammayı çözmesidir.
  • Aşk, doğa, tasavvuf ve talihten yakınma gibi konularda şiirler söylemiş, yobazları eleştirmiştir.
  • Arapça ve Farsça bilgisi vardır ve bunu şiirlerinde kullanmasına rağmen samimi ve akıcı bir dili vardır.
  • Aruz ve heceyi beraber kullanmıştır.
    • Divan, gazel, kalenderi de yazmıştır.
    • Divanı vardır.


2. Erzurumlu Emrah

  • Erzurum’un Tanbura köyünde doğan 19. yüzyıl şairidir.
  • Divan şiiri geleneğini iyi bilir, o halde;
    • Hecenin yanında aruzu sıkça kullanmıştır.
    • Aruzla gazel, murabba, muhammes gibi ürünler vermiştir.
  • Asıl ününü koşma ve semaileriyle sağlamıştır.
  • Halk edebiyatında Emrah kolu denilen geleneği oluşturmuştur.
  • Usta çırak ilişkisi ön plandadır.
  • Dedim-dedi tarzı koşmalarıyla ünlüdür ve Emrah koşması olarak anılan koşmaları edebiyatımıza kazandırmıştır.


3. Seyrani

  • 19. yüzyıl sanatçısıdır.
  • Kayseri’nin Everek ilçesinde doğduğu için Everekli Seyrani olarak da bilinir.
  • Taşlamalarıyla tanınır. Hatta yöneticilere karşı yaptığı sert hicivleri yüzünden İstanbul’dan kaçmak zorunda kalmıştır.
  • Medrese eğitimi almıştır, o halde;
    • Tasavvufla da ilgilenmiştir.
    • Aruz ve heceyi beraber kullanmıştır.


4. Dadaloğlu

  • Asıl adı Veli’dir. 19. yüzyıl şairimizdir.
  • Kendisi, devletin Türkleştirme çabaları sonucu obanın iskan politikasında kullanılmasına karşı çıkmış ve “Ferman padişahınsa dağlar bizimdir.” Sözüyle tanınmıştır.
  • Aruzu hiç kullanmamış, sadece heceyle yazmıştır.
  • Savaşçı bir kişilik olmasına karşın aşk, sevgi vb. gibi konuları da işlemiştir.


5. Bayburtlu Zihni

  • 19. yüzyıl şairlerindendir ve asıl adı Emin olan Zihni Erzurum ve Trabzon'da medrese eğitimi görmüştür.
  • Erzurum’un Rus işgali altına girmesinden duyduğu üzüntüyü anlattığı koşma tarzındaki ağıtıyla ünlüdür.
  • Divan edebiyatı sanatçısı olma kaygısı sonucunda bir Divan’a ve bir de Sergüzeştname adlı esere sahiptir.
  • Hiciv yönü gelişmiştir.
  • Aruz ve heceyi birlikte kullanmıştır.


6.
Ruhsati

  • yüzyılda Sivas’ın Kangal ilçesinde doğmuştur.
  • İlk mahlasları Cehdi ve İcâdi’dir.
  • Saz çalmadan şiir söyleme geleneğini başlatmıştır.
  • Usta – çırak ilişkisi sayesinde Ruhsati kolunu oluşturmuştur.
  • Aruzla şiirler yazmış, heceyi kullanmış, taşlamalarıyla tanınmıştır.


7. Sümmani

  • Asıl adı Hüseyin’dir.
  • Erzurum’un Narman ilçesinde doğmuştur.
  • Tasavvufi konularda şiirleri vardır.
  • Hem aruz hem heceyi kullanmıştır.
  • Rüyasında gördüğü hayali sevgilisi Gülperi’nin peşinde koşmuştur.
  • Aruzla münacaat, methiye, müstezat yazmış; heceyle koşma, destan, şiirler söylemiştir.




Türk Halk Edebiyatına ait diğer konuları incelemek için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz:


İçeriklerimiz, pdf anlatımlar dahil, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nca korunmaktadır. Telif haklarının herhangi bir şekilde ihlali, başka yerlerde isimsiz yayımlanması, çeşitli kitap kaynaklarında izinsiz yer alması, içeriğin izinsiz kopyalanıp başka bir isimle tanıtılması vb. ile yapan kişi, kişiler veyahut kurumlar hakkında gerekli işlemler başlatılacaktır.
Türkçe ve Edebiyat yönetimi.